flickr

Alexandre Dumas: Monte Cristo Kontu


İnsanın hayatına yön veren kitaplar vardır. Ve itiraf etmeliyim ki, Alexandre Dumas'ın 1844 yılında yazımını tamamladığı Monte Cristo Kontu'da benim için apayrı bir yere sahip, öylesi bir kitap işte! Fransızca olarak kaleme alınan kitap, Alexandre Dumas'ın baş yapıtlarından birisi olarak kabul edilir. Ve gerçekten de tek kelime ile bir baş yapıt...

Aysen Altınel'in çevirisi ile İthaki Yayınları tarafından piyasaya sürülen 944 sayfalık tam da dev bir yapıt bu kitap! Gerçekten de öyle; eser o kadar uzun bir serüveni anlatıyor ki, baskısı için boyutunun büyütülmesi, puntolarının ise daha da küçültülerek sayfa sayısının azaltılmaya çalışılması gerekmiş. Yaklaşık olarak 2 yılda 18 bölümlük bir seri olarak 1844 yılında yayımlanan bu kitabı okumak boynumuzun bir borcu olarak görülmeli.

George Bernard Shaw'ın Dumas için yazdığı şu satırları hatırlamakta da yarar görüyorum: "Dumas bir sanat zirvesiydi... Hiç kimse Dumas'ın romanları ve oyunlarından daha iyisini yapamadı, yapmadı ya da yapamayacak." Kitap tam bir şaheser. Okuyanlarını kurgu harikası olan bir dünyanın içerisine sürükleyerek gerçek hayatın keskin sınırlarının dışına taşımayı oldukça güzel bir şekilde başarıyor.

Kitabın baş kahramanı olan Edmond Dantes Firavun adlı bir ticaret gemisinin ikinci kaptanıdır. Geminin kaptanının hastalanarak ölmesi, yolculuk sırasında kaptanlık görevinin genç Edmond tarafından yürütülmesini sağlayacaktır. Görevin verdiği yük ve kaptanının son isteği ile o zamanlarda Elbe Adası'nda sürgünde olan Napolyon'a bir mektup ulaştıran Edmond'un aklında ki tek düşünce ise nişanlısı Mercedes'in kollarına kendisini bırakmaktır. 

İşlerin kendi planladığı gibi gitmeyeceğini evine vardığında öğrenen Edmond, düğün günü bir iftira sonucu tutuklanarak İf Şatosu adı verilen denizin ortasındaki ıssız bir hapishaneye atılır. Burada tanıştığı eski soylu bir beyefendi olan Abbe Farya ile hayatını değiştirmek için planlarını hazırlamaya başlar. Şato'da 14 yıl geçiren Edmond, kurtuluş ve intikam planları ile kendini geleceğine adayacak, adeta hayata yeniden tutunacaktır. İntikam duygusu ile dolan Edmond'un geleceği artık Monte Cristo Kontu olarak devam etmek zorundadır.

Doğrusu, öyle yerler var ki, insanın okurken boğazı düğümleniyor, nefes almakta zorlanıyor. Duygular o kadar saf bir şekilde tasfir edilmiş olmalı ki okuyanını kendi hayal dünyası içerisine bir anda çekiveriyor ve bu konuda hiç de zorlanmıyor bu kitap. Bu olağanüstü eseri değerlendirmek mümkün değil. Yalnızca alın ve okuyun! Okutun!


Share this:

YAZAR HAKKINDA

Ceyron Louis

2010-14 yılları arasında Mersin Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nde okudu. Bölümününden birincilik, fakültesinden ise ikincilik derecesi ile mezun oldu. Akademik çalışmalar, yazarlık, fotoğrafçılık ve grafikerliğe dair ürettiği ürünler ile eleştirel akla katkılarını sunmaya devam etmektedir.

    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum :

Yorum Gönder